24 Mayıs 2012 Perşembe

Mavi vapur dumanı 2

Tohumlar çok küçük olunca da bir dert imiş. Daha önce tek bir saksıya ektiğim mavi vapur dumanlarının çok sık olduğunu, bu nedenle gelişmediklerini düşündüğümden, onları ayrı ayrı saksılara aldım. Bir kısmını da bahçeye götürdüm. Bahçeye götürdüklerimde durum pek parlak değil. Evdekileri de bir gün balkonda bıraktım, öyle bir yağmur yağdı ki felekleri şaştı. En fena olan saksılardan onları tek tek çıkarıp ayırdım. Yeniden saksılara ama bu sefer her bir fide ayrı ayrı olacak şekilde diktim. Bu farklı saksılarla da pek çok deney yaptım.

Mavi vapur dumanı bakımı ile ilgili deney sonuçları:
1) Çok su seviyorlar. Aklınıza geldikçe bol bol sulayın, korkmayın. Ama saksı tabağında birikinti halinde su kalmasına izin vermeyin.
2) Işık seviyorlar dense de bence güney cephesine nazır balkonda bırakmayın. Öğle güneşinden korusam da o hallerinden pek verim alamadım. Şimdilik en iyi saksılar evin içinde cama yakın bir yerde duranlar. Çok ışık alırlarsa pek büyümüyorlar.
3) Boyutlarından beklenmeyecek oranda dirençli, güçlü bir çiçek mavi vapur dumanı. Toprak ayır  etmiyor, killi toprakta da sarf torfta da bahçenin kötü toprağında da yetişebiliyor.



Çok sulanınca yandaki mavi vapur dumanı  bu hale geldi. Daha doğrusu tabağında su kalmış. bu aynı zamanda dışarıda günde 2-3 saat akşam güneşi alan saksıydı.







 Tek teklerde başarılı performans. Birkaç taneyi kaybettim ama zararı yok.



Keçi boynuzu 2

Geçen sefer keçiboynuzunun yalnızca fotoğraflarını koymuştum. Bu sefer nasıl çimlendirdiğimden biraz bahsedeyim. 

Keçi boynuzunun içinden çıkan tohumlar, oldukça sert, kuru, nerdeyse taşsı tohumlar. Bu yüzden çimlenmeleri zor olabiliyor. Susuz yerlerde doğal olarak yetişebilmesi de buna bağlı, bitki yeterli su olduğundan emin olmadan, yani iyice suya doymadan çimlenmeyi reddediyor. O halde onu suya doyurmak lazım. 

Kimi yerlerde kabuğu aşındırmak için asit kullanıldığını okudum. Benim durumumda gerekli olmadı. Kaynadıktan sonra biraz soğutulmuş suyla doldurduğum bardağa tohumları atıp iyice şişmelerini bekledim. Su soğudukça suyu değiştirip yeniden sıcak suyla yenilemekte fayda var. Tohum, bu dönemde oksijenli solunum yaptığı için (çünkü hiç klorofili yok) suyun oksijeni azaldıkça tohumun çimlenmesi güçleşir. Sıcak su da tohumun sert kabuğunu yumuşatır. Aman sakın, tohumları haşlamayın ama. 

İyice şişen ve kimisi kk ucu veren tohumları torfa alıp gölgede düzenli olarak sulamaya devam edin. Ortam ısısı 12-13 derecenin altına düşmüyorsa üstünü örtmenize gerek yok. Mantar ve küf oluşumu riskine değmez bence. Geç olsun, güç olmasın :)


Aşağıdakiler keçiboynuzlarının son halleri. İlk hallerini merak edenler buraya tıklayabilirler.


 

17 Mayıs 2012 Perşembe

Mavi ladin 2





Mavi ladinde giderek daha çok fideyi kaybediyorum. Nerdeyse 50 tohumdan hepsi çimlenmişti.Ancak şimdi elimde kala kala 16 tane kaldı. Çoğu kök çürümesiyle elden çıktı. Sağlık durumlarına göre bir sınıflandırma yapacak olursak,

3 tane çok iyi, (yapraklanmaları iyi, gövdeleri sağlam),  


 6 tane iyi (yapraklanmanları iyi, gövdeleri idare eder), 













Birkaç tane de zayıf olan var. 




Acı bakla (lupin) 2


Bu acı baklalar öldürdü beni. Keçi boynuzu tohumunun çimlenmesi bile bu kadar zor olmadı. Ne çetin ceviz tohumlarmış bunlar böyle. Önceki halini biliyorsunuz. Onlar günler geçtikçe birer birer çimlenince sevinmiştim. Ama ektiğim 11 tohumdan önce ancak üçü çimlendi.




Sonra artık dayanamayıp toprağı kazıdım, baktım diğerlerinde hiç mi hiç hareket yok. Acı bakla çimlendirme projesine yeni bir müdahaleyle çimlenmeyenleri çıkararak nerdeyse bir hafta suda beklettim. Çimlendikçe birer birer tekrar yerlerine ektim. Böylelikle 6 taneye ulaştım nihayet.

Bunlar da en gelişkin olanların son hali.


Hala bir grup suda bekliyorlar. bu sene çiçeklenmelerini beklemediğim içimhepsini bu seneden çimlendirmeye karar verdim. Seneye uzun uzun acı bakla çiçeklerim olsunlar diye.

14 Mayıs 2012 Pazartesi

Gul tohumu cimlendirme

Gül tohumu, bahçe çiçekleri arasında çimlendirilmesi en zor olan çiçek tohumlarından biridir. Evdeki minyatür gülümün verdiği esinlenme ve içimdeki tohum çimlendirme tutkusunun etkisiyle ben de sizler için gül tohumu nasıl ekilir sorusuna cevap bulmak için araştırma yaptım. Elbette bu kadar zahmete değmez derseniz, gül fidanı satışı yapan pek çok sera var, onlardan aşılı fidan temin edebilirsiniz. Bu bahar başında, sokaklarda da gül fidanı satışı yapan pek çok kişi gördüm. Sanki hiç yapraklanmayacak gibi duran çelikleri, tanesi 3-4 TL'den sokaklarda satıyorlardı. Benim minyatür gülüm de bu çeliklerden türedi. Yani satılık gül fidanı bulmak, pek zor değil. Ama zor olanı severim derseniz, işte buyrun bakalım gül tohumu nasıl ekilir.

Öncelikle gül tohumunu tanıyalım !! Hiç kuşburnu gördünüz mü? Gördünüzse gül tohumunu tanımanız kolay. Kuşburnu, gülgillerden bir ağaççıktır ve meyvesi de tıpkı gül tohumu gibidir. Kabuğu sert (ama ceviz gibi odunsu da değil), dışı sarı-kızıl renkli, tepesinden taç gibi uzantılar çıkan minik toplardır. İçini açtığınızda minik mandalina dilimleri gibi tohumları görebilirsiniz. Doğada erkek gül çiçeği dişi gül çiçeğini doğal tozlaşma yoluyla döller. Ancak, gül tohumu elde edeceğinizden emin olmak istiyorsanız, ufak çaplı bir tüp bebek girişimi yapabilirsiniz. 


Gül tohumu Üretimi
Önce, erkek gül bitkisinden yeni yeni açılan, taç yaprakları hafif aralanmış bir goncayı seçin. Tam açmış gül, polenlerini çoktan savurmuş olacağı için işinize yaramaz. Hiç açmamış tamamen kapalı bir goncanın ise polenleri henüz olgunlaşmamış olabilir. Ayarı iyi tutturmalısınız. Sonra bu çiçeğin güzelim taç yapraklarını nazikçe "yolunuz." Sadece ortası kalsın. Bir makasla, ortasındaki erkek organları keserek kapalı bir kaba alın.

Bu sefer, yine aynı olgunlukta genç dişi bir çiçek bulun. Onun da taç yapraklarını nazikçe yolarak, (belki bir cımbız kullanmak isteyebilirsiniz)  dişi organı ortaya çıkarın. Yumuşak bir fırça ile erkek çiçekten aldığınız polenleri dişi çiçeğin ortasına sürtün. 

Eğer başarılı olursanız, 2 ay sonra nur topu gibi bir tohum kapsülünüz olacak. Dalında önce sararıp sonra kızıllaşmasını bekleyin. Sonbaharda artık tohumlar olgunlaşmış olacaktır. İşlem yapmayacaksanız, birine gönderecekseniz, vs. tohumları kapsülünde saklayın. Yoksa kapsülü açın ve asıl sabır gerektiren aşamaya geçin.
 
Daha öncebu blogda soğuk katlamadan bahsetmiştim. Gül tohumları diğer sert tohumlar gibi soğuk katlama isteyebilirler. Bu yüzden onları çimlenmeye kandırmanız lazım. Nasıl yapacaksınız?

Gül Tohumu nasıl ekilir?

Gül tohumu çimlendirme, daha çok yabani anaç bitki elde etmek için kullanılır. Kapsülünü açtığınız tohumları önce iyice yıkayın. Ardından aşağıdaki yöntemlerle soğuk katlama yapın.

1) Buzdolabının sebzeliğinde kum ya da perlit içinde arada bir nemlendirerek bekletin. (Ipıslak, balçık içinde değil, yoksa çürürler.)  Bu bekleme işi 2 ya da 3 ay sürebilir. Havalar ısınınca umalım ki çimlenmeye başlayacaklardır.

2) Çimlenme olasılığını  artırmak için bir su bardağı suya bir kaç damla tuz ruhu damlatın. Tohumları içine atıp  kabuklarının hafifçe zedelenmesini sağlayın. Sonra direkt yerine dikebilir, ya da soğuk katlama yapabilirsiniz.  

3)Çimlenen tohumları kasalara veya tavalara 10 cm aralıklarla ekin. Üstlerini 1-2 mm torfla örtün. Ve dışarıya alın. 

Gül tohumu çimlendirmek zor iş.Hadi bakalım, rastgele. Ben de bu sonbaharda bahçelerde tohum bulabilirsem bu işi deneyeceğim. Sabrımın son sınırını gül tohumuyla sınamayı düşünüyorum.


11 Mayıs 2012 Cuma

Kirli hanım Çiçeği 2

Kirli hanımlarda son durum!! % günde aldıkları yolu belgeleyelim dedim. Zinnia'lar benim tohumdan ekip de çiçek açan ilk çiçekler olacaklar. İlk fotoğrafla ikincisi arasında sadece 2 gün olduğuna inanabilir misiniz? 



Üstteki resimle de alttaki arasında iki gün var. Yağmurlar yaradı yavrulara.






Bunlar da bahçedekiler. Gayet iyi gidiyorlar. Biraz sıklar sanki ama bakalım. Belki ikinci bir şaşırtma gerekecek.

7 Mayıs 2012 Pazartesi

Kaktüs

İşte bir cefakar bitki daha. Ne kadar ihmalkar davransanız da ölmeyen, her yerde, her toprakta susuz da kalsa hayatta kalmaya devam eden, üstelik bir dedikoduya göre blgisayarlardan ve cep telefonlarından yayılan radyasyonu kendine çekerek ihmalkar sahibi koruyan kaktüs. 

Annem, bilgisayar başında geçirdiğim saatler yüzünden endişeye kapılınca elinde bir kaktüsle çıkagelmişti. Varlığını bile unuttuğum kaktüs, büyüdü, yeni yavrular doğurdu. Ben de onu az daha büyük bir saksıya geçirdim.